EDEBİYAT; ŞİİR VE İSTANBUL

“Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli

işret ve erbab-ı livâtâ rivayet ve ilan, hikâyet ve

beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, İsa

Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra,

Adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir

Kent vardı.”

İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası adlı kitabında anlattığı şehir Kostantiniye; yani, Darü’l-hilafet, Darü’l-saltanat, Deraliyye, Asitane, Dersaadet, Selatin, Beldetü’t-tayyibe, İslambol, Darü’l-mülk, Payitaht-ı saltanat, Südde-i saltanat; yani, yüzlerce romana konu olmuş, binlerce şiire ilham vermiş, 2010 Kültür Başkenti İstanbul.

Günümüze kadar meydana getirilmiş tüm edebi eserler, oluşturucularının halet-i ruhiyesinden, özetle, onların ruhunu etkileyen unsurlardan izler taşır. Şüphesiz, maneviyatı en hassas olan şahsiyetler, ruhunun derinliklerinde en narin duyguları taşıyanlar da şairlerdir. Şair için sevgilinin saçının bir teli, gözlerinin tek kirpiği, bir destan yazmaya kâfi gelir. Peki ‘şair aşkı’, sadece bir kadına yönelik midir? Esasında hayır; şair ruhunu besleyen her şeye aşkla yaklaşır. Bu bir kadın, bir çiçek, bir nehir, bir yıldız olabildiği gibi, pekala bir kent de olabilir.

Adına en çok şiir yazılan kent İstanbul, II. Mehmed’in 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na yaşattığı zaferle artık Türklerin olmuş, ve bu fetih Yahya Kemal’e İstanbul’u Fetheden Yeniçeriye Gazel adlı eseri yazdırtmıştır:

“Ey leşker-i müfettihü’l-ebvâb vur bugün,

Feth-i mübini zamin o tebşir aşkına.”

(Ey Fetih askerleri, vurun bugün, fethin besbelli kefili o müjde aşkına.)

Aziz İstanbul muharriri Yahya Kemal türlü zorluklar altında alınan İstanbul için;

“Türklüğün yaratmış olduğu bütün şehirler arasında İstanbul, beşeriyetin hayalinde sihirli bir yer tuttu. Beşeriyet durdukça hayalinden Türk İstanbul silinmeyecektir. Türklüğün ne emsalsiz bir peyzaj yaratıcısı olduğunu, hiçbir şey göstermese, yalnız beş yüz senelik İstanbul göstermeye kifâyet eder.” der.

Bu fetih o kadar etkileyicidir ki Nazım Hikmet’e bile şu beyti yazdırır:

“Bir deniz ki yol vermiş hâkanımın atına

Şahid olmuş Fatih’in yüce saltanatına.”

Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olarak birçok divan şairinin eserlerine de konu olan İstanbul için birbirinden güzel yazılmış yüzlerce kasidenin arasından en ünlüsü diyebileceğimiz Nedim’in İstanbul Kasidesi’dir. Lale Devri şairi Nedim, kasidesinde İstanbul’u şöyle tarif eder:

“Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır,

Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır.”

Şair İstanbul’un eşsiz ve paha biçilmez güzelliğini söyler, onun bir taşına bütün Acem ülkesinin feda edileceğini bildirir.

İstanbul şiirleri dendiğinde akla ilk gelenlerin arasında Orhan Veli’nin İstanbul’u Dinliyorum adlı yapıtı gelir:

“..

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı

Başımda eski alemlerin sarhoşluğu

Loş kayıkhaneleriyle bir yalı

Dinmiş lodosların uğultusu içinde

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

.. ”

Şair bu mısralarıyla İstanbul’un sadece görüntü güzelliğinin değil; sesinin, içinde barındırdığı uğultuların bile büyüleyici olduğunun altını çizer.

Son olarak İstanbul aşığı, büyük şair, üstad Necip Fazıl;

“..

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler

Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler

Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,

..

Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar,

Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar

Gecesi sünbül kokan,

Türkçesi bülbül kokan

İstanbul,

İstanbul. ”

Üstad’ın Canım İstanbul şiirinin bu dizeleri, İstanbul’daki maddi, mimari, kültürel tüm farklılıkları belirginleştirir, ve esas olanın bu çeşitlilikler arasında bir bütün olarak varolabilmenin olduğunu gösterir, aynı İstanbul gibi..

Elbette ki İstanbul’un şairler üzerindeki etkisi ve onlara yazdırdıkları, ne yazmakla ne anlatmakla biter. Tıpkı İstanbul’un güzelliklerinin anlatılarak, yazılarak bitmeyeceği gibi. Sunay Akın bir röportajında “Sizce İstanbul’u anlatan en güzel şiir hangisidir?” sorusuna şu cevabı verir:

“Henüz İstanbul’u anlatan bir şiir yazılmadı, yazılmayacaktır da..” Sunay Akın

EDEBİYAT; ŞİİR VE İSTANBUL” üzerine 28 düşünce

  1. Çok güzel yazı olmuş. Kasidelerle, şiirlerle şenlendirmişsin yazıyı… Teşekkürler. Bende bir alıntıyla yorumumu yapayım…
    “İstanbul’un gözleriyim ben
    Hırçın ruhumun ötesinde ağlıyor İstanbul
    Bir vapur kalkıyor Eminönü’nden
    Balık ekmek kokuyor tekneler
    Uçsuz bucaksız gökyüzü,martılar
    Ve huzur veren mavi
    Çocuksu bir mutluluk,büyümüşlüğün telaşıyla
    İçilen sıcak bir çay
    Üsküdar iskelesinde
    Nazlı bir gelin edasıyla
    Karşımda duruyor Kızkulesi
    Arkamda hasret rüzgarları esen Haydarpaşa
    ….” Şair Sema Akdoğan’dan

  2. Her kelimenin diğer kelimeyi okutmasını müberra kıldığı; okurken şehr-i azizin ihtişamının alabildiğine ruh’a nüfuz edildiği; fikir çilesi çeken cihanşumül kişiliğin dilbeste olunası satırlarının ayrı bir renk ve hayranlık kattığı aşinası olunası ve etkileyici satırlar…

    Eline, kalemine kısacası nefs-i Istanbul’a olan aşkı tazelemeye vesile olan yüreğine sağlık.

  3. Bunca şair anlatmaya çalışmış İstanbulu ama son noktayı sunay akın koymuş..Gerçekten İstanbul anlatmakla bitmez..Güzel bir başlangıç olmuş..Yazılarının devamını bekliyoruz..Kalemine sağlık..

  4. “fethi zor fatihi tek olan” güzel bir kadın gibi ilk görüşte aşık olunan ve vazgeçilmesi mümkün olmayan bu kadar şaire ve yazara ilham vermiş uğruna çok kanlar dökülmüş bir şehri İSTANBUL’u anlatmak ne kadar zor ve hatta imkansızsa onu anlatanları da anlatmak bi o kadar zor olsa gerek ama çok güzel bi yazı olmuş eline yüreğine sağlık…

  5. “istanbul benim canıııım….
    vatanım da vatanım…”

    vatanımı bu güzellikte anlattığın için…

    okuduğum her satırdan aldığım zevk için teşekkür ederim…

    sevgilerimle….

    :)

  6. Her bir paragraf birbirinden şahane…
    İstanbul’ u yazmak ne kadar zor ise;
    Hissetmek de bir o kadar zordur esasında…
    İSTANBUL suyum, ekmeğim, nefesim, kanım…
    Teşekkürlerimi büyük bir zevkle sunar; devamını beklediğimi söylemeyi kendime vazife bilirim…
    Emeğine ve ellerine sağlık…

  7. bir gün kapına dilençi olarak gelecegim.para vereceksin param var yemek vereceksin karnım tok peki ne istiyorsunuz diyeceksin bende şunu diyeçegim bir zamanlar sen kalbimi almıştın onu diyecegim

    yazar:filiz ayşe
    SAYGILAR

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>