MİNİATÜRK



Pek sevgili kaarilerim… Diyelim ki, bir fecr-i pazar, gökte güneş hafif bir göz kırpmış size doğru. Kalkmışsınız; gözleriniz mahmur bir vaziyette. Halet-i ruhiyyeniz, sınırları içerisinde ikamet etmekte olduğunuz nefs-i İstanbul’un, tarihi temaşa için barındırdığı mekânlarını gezmek hissiyatına meylediyor. Derken düşünüyorsunuz uzun uzun, kara kara, derin derin… Kısa geçen bir pazar günü; şehrin kendine has trafiği, ve gidilmek istenilesi yerlerdeki insan kalabalığı… İçinizdeki bu istekleri zor da olsa bastırmanız için yeterli oluyor bu sebepler.

Şimdi bir de ampulu yeni bulmuş Edison nedamatıyla tekrar bir düşünüyorsunuz. Yine bir fecr-i pazar, tekrar kalkıyorsunuz. Yine bitmek bilmeyen, hafızalara kazınmış tarih şuurunun tecellisi olan mekânları ölmeden görme isteği. Hatta görmeden ölmenin, tek göz açık vaziyette hayat-ı ebediyeye gidilecekmiş gibi bir betimlemeyle pekiştiriyorsunuz da. Bu defa zekice hareket etmek istiyorsunuz. “Çok güzel bir plan, az zamanda çok yer, hem de hiç ezilip-büzülmeden” felsefelerini de benimsemişsiniz. İşte tam bu noktada, isteklerinize tam cevap verecek olan yer olduğunu ben müjdeliyorum: Miniatürk

30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Türkiye’nin ilk minyatür parkı olan Miniaturk, 02 Mayıs 2003 tarihinde zamanın başbakanı -gerçi şimdi de başbakan- Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük bir törenle ziyarete açılmış. Toplam 60.000 metrekare alan üzerine kurulan Miniaturk’te, 15.000 metrekare maket alanı, 40.000 metrekare yeşil ve açık alan, 3.500 metrekare kapalı alan, 2.000 metrekare havuz ve suyolu, 500 araçlık otopark yer alıyor. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından seçilmiş eserlerin 1/25 ölçekli maketlerinin yer aldığı Miniaturk’te, İstanbul’dan 45, Anadolu’dan 45, bugün Türkiye sınırları dışında kalan Osmanlı coğrafyasından ise 15 olmak üzere, ilk etapta 105 sabit eser mevcut olup sergilenmekte.

Maketleri yurtiçinde 10, yurtdışında 3 atölye olmak üzere toplam 13 atölyede üretilen eserlerin yapımında; sanayide kullanılan plastik bazlı, açık hava şartlarına uygun malzemeler kullanılmış. Ve her türlü testleri de yapıldığından, istenilen hava koşulunda gezilmeye müsait. Sıcak, rüzgarlı, yağmurlu karlı ve tipi şeklindeki her hava koşulunda ziyaret edilebiliyor. Gerçi karlı hava da gitmek isterseniz, ben de şaşırırım sizdeki bu aşk ve heyecana da, neyse…

Ayasofya’dan Selimiye’ye, Rumeli Hisarı’ndan Galata Kulesi’ne, Safranbolu Evleri’nden Sümeli (Sümela) Manastırı’na, Kubbet-üs Sahra’dan Nemrut Dağı Kalıntıları’na dek pek çok kültür ve medeniyetin izlerinin bir araya geldiği parkta, bugün artık yerlerinde olmayan Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, Ecyad Kalesi gibi eserler de yeniden canlandırılmış. Anadolu ve çevresinde hüküm sürmüş, izler bırakmış her medeniyetin Miniaturk’te yer almasına özen gösterilmiş olduğu ve Miniaturk ile Antik Çağ’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, 3000 yıllık yaşanmışlığın izlerinin Haliç kıyısına taşınmış olduğu da müşahade edilen hususlardan.

Miniatürk’ün tamamını ayrıntılarıyla birlikte gezmek isterseniz bunun için 4 ila 5 saate ihtiyacınız olduğunu belirteyim. Tabi bu zaman zarfı içersinde, boğaz köprüsnün üstünden geçebilir; Çanakkale Şehitleri Anıt’ının yanındaki askerlerle hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz.

Eserler hakkında geniş bilgi edinmek için ekstradan ücret ödeyip yanınızda bir rehberle gezmek gibi bir durum sözkonusu değil. Almış olduğunuz biletin, otomasyonlu bölmünü ziyareti esnasında olduğunuz eserin önündeki karakutunun (uçaklardaki gibi rengi kırmızı değil) içerisine soktuğunuzda size tabir-i caizse yed-i ceddinin açıklamasını yapıyor. Bu şekilde sizi de tenevvür etmiş oluyor.

Miniaturk’te, bir açık hava müzesi atmosferinde sergilenen maketlerin yanı sıra, ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla farklı mekanlar da tasarlanmış; 400 kişilik oturma kapasitesiyle amfitiyatro, Miniaturk’ü hatırlatacak hediyelik eşyaların satışa sunulduğu alışveriş merkezi, küçük ziyaretçilerimizin ilgisini çekecek oyun alanı, satranç ve labirent bunlardan bazıları. Yaz aylarında da birbirinden ünlü sanatçıların verdiği konserlerle ayrı bir renk kazanan bir mekân.

Haftanın her günü 09:00 18:00 saatleri arasında parkı ziyaret edebilirsiniz. Bilet fiyatları tam 5 YTL, öğrenci, öğretmen ve askeri personel için 3 YTL. Her ne kadar sizi ilgilendirmese de, turistler için 10 YTL / 7 EURO / 8 USD…

Ulaşım olarak, Eyüp semtine geldiğiniz de, basit bir şekilde gidebilirisiniz; yürüyerek dahi. Ya da Haliç köprüsünün altından, Alibeyköy tarafına giden her otobüs işinize yarar. Ama size tavsiyem Eyüp iskelesindeki kayıklara binip, Haliç’in serin sularını yararak ve Eyüp’ün o güzel görüntüsünü, Piyer Lotti’yi tam cepheden görerek gitmeniz. Siz diğerlerini boşverin dediğimi yapın; eminim pişman olmayacaksınız.

Kaynak: www.miniaturk.com.tr

MİNİATÜRK” üzerine 3 düşünce

  1. sitenizi miniatürke uygun yapmışsınız ve bilgileriniz çok doğru ve güzel böyle bir site hazırladığınız için teşekkür ederimm..

    sevgilerimle:Betül KAYA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>