headermask 

image

header 

image

Sadabad’a Çıkarken “Sadabad Cafe”



İlkokul çağlarımdan beri zihnimde önemli bir yeri işgal eden tek devlet; Devlet-i Aliyye-yi Osmanlı. Hemen her zaman tarihe doğru bir seyir yaşansa, benim nazarım yine aynı yöndedir. Hatta bir makalede, bir metinde, gazete küpüründe, “Osmanlı” kelimesinin geçmesi o mahlasın okunmasının zaruri kılınmasına dilbestedir.

İşte bu düşünceler beni tarihle bütünleşmiş mekânların seyrine / içine girilmesine aşina kılıyor. Padişah 3. Selim ve Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa zamanında,İstanbul’da, Kağıthane Deresinin Haliç’e doğru uzandığı düzlük eğlence yerine Lale Devri’nde Sadabad denirdi. Bu devirde, adı geçen mekânın eski güzelliğinin olduğu zanında değilsinizdir umarım! Kimilerinde, şimdiki devir imkânlarıyla Sadabad’a çıkma histerisi oluşsa karşılıksız kalacağı aşikar. Ama benim için durum farklı, “Sadabad Cafe” imdadıma yetişmekte.

Şehr-i İstanbul’un göbeği tabir edilen pir-i feşan olmuş Taksim’de, İstiklâl Caddesi içinde hoş ve nazır bir ortamı ile güzide bir mekân Sadabad. Duvarlarını süsleyen Osmanlı Devlet’i dönemindeki “kahve önü” resimleri adeta sizi tarihle bütünleştiriyor. Hatta çayınızı içerken sanki resimdeki figürlerle birebir konuşuyorsunuz ve muhabbetinizi çok koyu bir hale büründürmüşsünüz gibi. O derece ihtişam yani…

Ortamın sizde bıraktığı etkinin farkına varmanız da imkansız derecede. Zira saatler su gibi akıp giderken kaçıncı çayınızı içtiğinizin farkında dahi olmayacaksınız.

Çayının güzelliği de ayrı bir farkı Sadabad’ın. Porselen fincanda alıyorsanız hele. Çayın yanında gelen iki şekerden fazlasını istemeyin; tadını hemen kaçırırsınız. İki şeker kâfi. Bu konuda tecrübe sahibi olduğum için böyle söylüyorum.

Servisi son derece hızlı ve güleryüzlü personel tarafından yapılıyor. Örneğin tost ve çayı beraber gıda ederken, çayınız bitti ise tostunuzu yemeğe devam edin; çay gelmek üzere.Gerekli besin maddelerini gıda ettiyseniz sıra nargilede. Nargilenizi yakın bir de yanına bir bardak fincan çay aldıysanız keyif sizin. Hatta köşeli koltukların baş köşesine de geçin. Başlayın seyr-i İstanbul’a… Fasl- ı baharda hissedin kendinizi…

Tüm bunların yanında, fiyat konusunda da bilgi almak isterseniz her halukârda. “Bütçeye uygun mudur?”, “ateş pahası mıdır?” gibi sorular bu satırları okuduğunuz anda aklınıza gelmiş olabilir. Kesenizi yakmayacağına ben garantörüm.
Hala gidip bir çay içmemekte ısrarlıysanız, Nedim’in beyitiyle güzel bir hitap ve davette bulunayıp sizlere:

Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâşâde
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd’e

Sadabad Cafe, İstklâl Caddesi Küçükparmakkapı Sokak No:19 Kat:1 Beyoğlu - İstanbul
Tel:(0212) 249 48 51

Yazıyı beğendiyseniz rss kaynağımıza üye olup yeni yazıları takip edebilirsiniz

Şuanda 8 yorum var. (Bir yorumda sen ekle. Çekinme döktür.)

  1. ya arkadaslar bir bize nasip olmadı Sadabad da çay içip sohbet etmek :))

    1. semiha on Kasım 14th, 2007 at 16:55
  2. Bilenler tanırlar bizi. İUF tayfasıyız. İnatçı bi dostum sayesinde tanıştık SADABAD Kafe ile. Yalan yok oturup kalkıp teşekkür ediyorum. Zira çoğu Kafe de içeri girip bi yere oturana kadar görür gibi olduğumuz Güler Yüz(!) SADABAD cafe de uğurlanana kadar bizim yanımızda. O da kendini biliyor tabi ki, okulumuzdan… Beni çok sevmiyor sürekli atışıyoruz ama ona bile alıştık artık. :D Sadabad Cafe; en az bir defa gidip görülüp nargile içilesi bir yer. En az bir defa, çünkü bir giden bir daha tahminim mekan aramak zorunda kalmaz. Doğum günümü bile orda kutladık yahu :D

    2. Ertuğrul KARA on Ekim 22nd, 2007 at 00:45
  3. Eyüpkiral yine kalemini coşturmuş.
    Kelimelerin coştuğunu, nağmelerin inlediğini buradan anlayabiliyorum :)

    Eyüpkiral buraya yazacağın yazıları okumak için bekliyoruz.
    Senin yazdıklarını okumak benim için büyük keyif.

    Tarihe ve Osmanlıya olan muhabbetin de sana olan samimiyetimi pekiştiriyor.

    Yazmaya devam etmeni reca ediyorum :)

    3. b_avci on Eylül 15th, 2007 at 20:52
  4. Sadabat cafe taksimde çok güzel bir yer. Adreside çok güzel tarif etmişsiniz. Mcdonalds’ın hemen yanından giriliyor. Balkonda satranç oynamasıda güzel oluyor. Arkadaşlar sadabad cafe nin çayından bahsetmiş gerçekten güzel:Çayı pek sevmeyen biri olarak söylüyorum. Servis kaliteside mükemmel. maksimum müşteri memnuniyeti var. Arkadaş anlatmış fazla sözede gerek yok.:)

    4. Ender on Eylül 15th, 2007 at 15:19
  5. Nedim’in ŞARKI’sının devamını da ben getireyim dedim..

    İşte üç çifte kayık iskelede âmâde
    Gidelim serv-i revânım yürü sa’d-âbâd’e

    Gülelim oynayalım kâm alalım dünyadan
    Mâ-i tesnim içelim çeşme-i nev-peydâdan
    Görelim âb-ı hayât aktığın ejderhadan
    Gidelim serv-i revânım yürü sa’d-âbâd’e

    Öyle anlatmışsınız ki, ramazan olmasa şimdi çıkıp bir çay içmeğe gidesim geldi. Merakımız tez zamanda biter umarım..:)

    5. ülkü on Eylül 15th, 2007 at 14:25
  6. Herkese tavsiye ederim. Güzel bir mekan.

    6. Sa_Na_Ne on Eylül 14th, 2007 at 21:56
  7. Gittik gördük. Gerçekten hoş bi mekan. Balkonda satranç oynamakda ayrı bi zevk.:)

    7. egoİST on Eylül 13th, 2007 at 20:14
  8. Sadabad ki; nice padişahlara ev sahipliği yapmış, şairlere ilham vermiştir.Sadabat ile adını almış olduğu “SADABAT CAFE” nin bütünleştirilmesi bir mukabele olmuş.Elân (hala) cafede aklım.Bilgiyle yenilendik.Mekanla tazelenicez inş.
    Dipnot:Derler ki; çay muhabbeti koyulaştırırmış.
    Tecrübene sağlık…

    8. zehra bilgin on Eylül 13th, 2007 at 17:52

Yorum Gönder

Mail adresinizi kimseyle paylaşmıyoruz. Zaten spam mail gönderenlere bizde karşıyız *

*
*